• Trabzon'un düşman işgalinden kurtuluşu
  • 24 Şubat 2008,Pazar 07:40 Ekleyen: Arslan Topçu
  • Trabzon`un düşman işgalinden kurtuluşunun yildönümü kutlamaları henüz bitmişken, yeni bir tartışma Trabzon`un gündemine oturdu.

    Kuzey Ekspres Gazetesi' nin araştırmasına göre, Trabzon`un düşman işgalinden kurtuluşu ilk defa 1948 yılında, yani "kurtuluştan" 30 sene sonra kutlanmış. Konu ile ilgili olarak görüş belirten çeşitli kesimler, kutlamaların bir anlamı olmadığını ve sona erdirilmesi gerektiğini ifade ettiler.
    Trabzonluların önemli bir kesimi, bölgenin Rus işgalinden kurtuluşunun bayram olarak kutlanmasına karşı çıkıyor. 

    Rusların 1916 yılında savaşmadan bölgeyi işgal ettiklerini, iki yıl sonra ise yine savaş yapmadan bölgeden çekildiklerini kaydeden Trabzonlular, 24 Şubat’ın 1948 yılından sonra bayram olarak kutlanmaya başlandığını Kuzey Ekspres’in yayını ile öğrendiklerini söylediler. 

    Türkocağı Trabzon Şubesi İkinci Başkanı ve KTÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hikmet Öksüz, “ 24 Şubat’ın hangi tarihten itibaren Bayram olarak kutlanmaya başlanmasını ben de Veysel Usta’nın yazısından öğrendim. Bu tür bayramların ana amacı genç kuşaklara vatan, millet sevgisi aşılamaktır. 24 Şubat’ı düşman işgalinden kurtuluşun yıldönümü olarak kutlamanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Trabzon’un ve bölgenin asıl kurtuluşu 1924 mübadele anlaşması ile olmuştur. Kurtuluş Bayramı da bu tarih olmalıdır’ dedi. Öksüz, Trabzon’un Çarlık Rusya’sı döneminde işgal edildiğini, 1917 ihtilali sonrasındaki Rus Hükümeti döneminde, işgalcilerin bölgeden çekildiklerini söyledi. 24 Şubat gününün resmi bir tatil olmadığını kaydeden Öksüz, ’24 Şubatta ilköğretim ve orta öğretim kurumları tatildir. Devlet daireleri ve üniversitelerde mesai devam eder’ dedi. Prof. Dr. Hikmet Öksüz, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının da, 1938 yılından itibaren bayram olarak kutlandığını kaydetti. 

    Trabzon’daki bazı sivil toplum örgütlerinin Başkanları 24 Şubat’ın Bayram olarak kutlanıp kutlanmaması konusunda şunları söylediler. 

    Namık Somel (Belediye Başkan vekili): 

    DOSTLUK VE BARIŞTAN YANAYIZ 

    24 Şubat’ın kurtuluş bayramı olarak 1948 yılından itibaren kutlanmaya başlandığını ilk kez duydum. Tarihi bir olayı gün ışığına çıkardığınız için size teşekkür ediyoruz. 24 şubat’ın Bayram olarak kutlanıp kutlanmaması konusunda ancak kişisel görüş belirtebilirim. Belediye adına bir şey söyleyemem. Olay gerçekten önemli. Bölgede bir işgal yaşanmıştır. Ancak, işgalcilerle çatışma olmamıştır. Genç nesillere önemli günleri anlatmak, onlara vatan ve ulus sevgisi aşılamak önemlidir. Ruslar 1916 yılında düşmandı, 1920 li yıllarda kurtuluş savaşında Türkiye’ye en fazla destek veren ülke olmuştur. Daha sonra iki ülke arasında soğukluk oldu. Bugün ise iki ülke komşu ve dost ülkelerdir. Biz her zaman dostluktan, barıştan yanayız.” 

    Ahmet Hamdi Gürdoğan (DKİBB): 

    ASIL KURTULUŞ TARİHİ 1461’DİR 

    24 Şubat’ın bayram olarak kutlanmasını yanlış buluyorum. Ruslar, 1916 yılında bölgeyi işgal ettiler. 1918 yılında çekildiler. Rusya ile Türkiye arasında son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşandı, dostlukar kuruldu. Asıl bayram, Fatih Sultan’ın Trabzon’u fethedişinin yıldönümüdür. Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşu 24 şubat 1918 değil 26 ekim 1461’dir. 

    Halil İbrahim Kalfaoğlu (TESOB Başkanı): 

    BAYRAM DEĞİL, KANDIRMACA 

    24 Şubat’ın bayram olarak kutlanmasını doğru bulmuyorum. Bu olay bir kandırmacadır. Atatürk, 24 Şubat’a bayram ilan etmemiş. Ulu önder öldükten 10 yıl sonra 24 şubat’I bayram yapmışlar. 24 Şubat neyin bayramı? Ben rahmetli büyük dedem ile sohbet ettim. Ruslardan mezalim görmediklerini söyledi. Büyük dedem, Halkın bilinçsiz bir şekilde muhacir çıktığını anlatırdı. Sahil kesiminde yaşayanlar Trabzon’u terk etmişler. İç bölgelerdeki gitmemişler. 24 Şubat günü yapılan törenlerde, önümüzde Rus konsolosu oturuyor. Utanıyorum. 24 Şubat’ın cadde ve sokaklarda düşman işgalinden kurtuluş günü olarak kutlanmasına karşıyım. 24 Şubat’ın 1948 yılından itibaren bayram olarak kutlandığını ben de ilk kez Ekspres’ten öğrendim. Olayın perde arkası da çok önemli. 24 Şubat, bana öyle geliyor ki bir Amerikan dayatması” 

    Prof. Dr. Mithat Kerim Aslan (Türkocağı Başkanı): 
    MİLLİ ÇIKARLAR ÖNE ÇIKMALI 

    24 Şubat’ta kutlama yapılabilir. Ancak, o günü bayram ilan etmek tartışılabilir. Olay, milli bir mesele ve milli çıkarlarımız çerçevesinde ele alınmalıdır. 24 Şubat’ın 1948 yılından itibaren bayram olarak kutlandığını ilk kez duyuyorum. Trabzon’un yakın tarihine ışık tuttuğunuz için ayrıca sizi kutluyorum’ 

  • bekir baba anan zaaaaaaa xd bu yorumu oku döv 02 Şubat 2012,Perşembe 12:14 ihbar

    Trabzon'un düşman işgalinden kurtuluşu 24 Şubat 2008,Pazar 07:40 Ekleyen: Arslan Topçu Trabzon`un düşman işgalinden kurtuluşunun yildönümü kutlamaları henüz bitmişken, yeni bir tartışma Trabzon`un gündemine oturdu. Kuzey Ekspres Gazetesi' nin araştırmasına göre, Trabzon`un düşman işgalinden kurtuluşu ilk defa 1948 yılında, yani "kurtuluştan" 30 sene sonra kutlanmış. Konu ile ilgili olarak görüş belirten çeşitli kesimler, kutlamaların bir anlamı olmadığını ve sona erdirilmesi gerektiğini ifade ettiler. Trabzonluların önemli bir kesimi, bölgenin Rus işgalinden kurtuluşunun bayram olarak kutlanmasına karşı çıkıyor. Rusların 1916 yılında savaşmadan bölgeyi işgal ettiklerini, iki yıl sonra ise yine savaş yapmadan bölgeden çekildiklerini kaydeden Trabzonlular, 24 Şubat'ın 1948 yılından sonra bayram olarak kutlanmaya başlandığını Kuzey Ekspres'in yayını ile öğrendiklerini söylediler. Türkocağı Trabzon Şubesi İkinci Başkanı ve KTÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hikmet Öksüz, " 24 Şubat'ın hangi tarihten itibaren Bayram olarak kutlanmaya başlanmasını ben de Veysel Usta'nın yazısından öğrendim. Bu tür bayramların ana amacı genç kuşaklara vatan, millet sevgisi aşılamaktır. 24 Şubat'ı düşman işgalinden kurtuluşun yıldönümü olarak kutlamanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Trabzon'un ve bölgenin asıl kurtuluşu 1924 mübadele anlaşması ile olmuştur. Kurtuluş Bayramı da bu tarih olmalıdır' dedi. Öksüz, Trabzon'un Çarlık Rusya'sı döneminde işgal edildiğini, 1917 ihtilali sonrasındaki Rus Hükümeti döneminde, işgalcilerin bölgeden çekildiklerini söyledi. 24 Şubat gününün resmi bir tatil olmadığını kaydeden Öksüz, '24 Şubatta ilköğretim ve orta öğretim kurumları tatildir. Devlet daireleri ve üniversitelerde mesai devam eder' dedi. Prof. Dr. Hikmet Öksüz, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının da, 1938 yılından itibaren bayram olarak kutlandığını kaydetti. Trabzon'daki bazı sivil toplum örgütlerinin Başkanları 24 Şubat'ın Bayram olarak kutlanıp kutlanmaması konusunda şunları söylediler. Namık Somel (Belediye Başkan vekili): DOSTLUK VE BARIŞTAN YANAYIZ 24 Şubat'ın kurtuluş bayramı olarak 1948 yılından itibaren kutlanmaya başlandığını ilk kez duydum. Tarihi bir olayı gün ışığına çıkardığınız için size teşekkür ediyoruz. 24 şubat'ın Bayram olarak kutlanıp kutlanmaması konusunda ancak kişisel görüş belirtebilirim. Belediye adına bir şey söyleyemem. Olay gerçekten önemli. Bölgede bir işgal yaşanmıştır. Ancak, işgalcilerle çatışma olmamıştır. Genç nesillere önemli günleri anlatmak, onlara vatan ve ulus sevgisi aşılamak önemlidir. Ruslar 1916 yılında düşmandı, 1920 li yıllarda kurtuluş savaşında Türkiye'ye en fazla destek veren ülke olmuştur. Daha sonra iki ülke arasında soğukluk oldu. Bugün ise iki ülke komşu ve dost ülkelerdir. Biz her zaman dostluktan, barıştan yanayız." Ahmet Hamdi Gürdoğan (DKİBB): ASIL KURTULUŞ TARİHİ 1461'DİR 24 Şubat'ın bayram olarak kutlanmasını yanlış buluyorum. Ruslar, 1916 yılında bölgeyi işgal ettiler. 1918 yılında çekildiler. Rusya ile Türkiye arasında son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşandı, dostlukar kuruldu. Asıl bayram, Fatih Sultan'ın Trabzon'u fethedişinin yıldönümüdür. Trabzon'un düşman işgalinden kurtuluşu 24 şubat 1918 değil 26 ekim 1461'dir. Halil İbrahim Kalfaoğlu (TESOB Başkanı): BAYRAM DEĞİL, KANDIRMACA 24 Şubat'ın bayram olarak kutlanmasını doğru bulmuyorum. Bu olay bir kandırmacadır. Atatürk, 24 Şubat'a bayram ilan etmemiş. Ulu önder öldükten 10 yıl sonra 24 şubat'I bayram yapmışlar. 24 Şubat neyin bayramı? Ben rahmetli büyük dedem ile sohbet ettim. Ruslardan mezalim görmediklerini söyledi. Büyük dedem, Halkın bilinçsiz bir şekilde muhacir çıktığını anlatırdı. Sahil kesiminde yaşayanlar Trabzon'u terk etmişler. İç bölgelerdeki gitmemişler. 24 Şubat günü yapılan törenlerde, önümüzde Rus konsolosu oturuyor. Utanıyorum. 24 Şubat'ın cadde ve sokaklarda düşman işgalinden kurtuluş günü olarak kutlanmasına karşıyım. 24 Şubat'ın 1948 yılından itibaren bayram olarak kutlandığını ben de ilk kez Ekspres'ten öğrendim. Olayın perde arkası da çok önemli. 24 Şubat, bana öyle geliyor ki bir Amerikan dayatması" Prof. Dr. Mithat Kerim Aslan (Türkocağı Başkanı): MİLLİ ÇIKARLAR ÖNE ÇIKMALI 24 Şubat'ta kutlama yapılabilir. Ancak, o günü bayram ilan etmek tartışılabilir. Olay, milli bir mesele ve milli çıkarlarımız çerçevesinde ele alınmalıdır. 24 Şubat'ın 1948 yılından itibaren bayram olarak kutlandığını ilk kez duyuyorum. Trabzon'un yakın tarihine ışık tuttuğunuz için ayrıca sizi kutluyorum'
  • zaaaaaaaaaaaaaaaaaa:D 02 Şubat 2012,Perşembe 12:11 ihbar

    dsadsadasdasdasdsad
  • jhkhkhk 29 Aralık 2011,Perşembe 14:32 ihbar

    hjkhk
  • ........................... 30 Mayıs 2011,Pazartesi 17:23 ihbar

    özür dilerim yanlışlıkla oldu
  • ........................... 30 Mayıs 2011,Pazartesi 17:21 ihbar

    olaym ogafaya
  • Mustafa altın 25 Şubat 2011,Cuma 18:17 ihbar

    ben bu bilgiyi amınıza sokmak için aldım haa
  • Başak Ayçin Dönmez 05 Şubat 2011,Cumartesi 16:22 ihbar

    Ben doğma büyüme Trabzonluyum. Ailem de Trabzonlu.Beni Rus işgalini ve muhacirliği bizzat yaşamış olan anneannem büyüttü.İşgal öncesi, işgal, muhacirlik ve muhacirlikten dönüş anılarını birinci ağızlardan dinleyerek büyüdüm. O yıllarda birer gençkız olan Teyzeler Rus akerlerinin müslüğman kadınların iç çamaşırlarını çıkarttırarak ağaçlara turmandırdıklarını, ellerine geçirdikleri sopalarla ağacın altından kedınkların elbiselerinin eteklerini kaldırdıklarını hıçkırıklara boğularak anlatıyorlardı.Rus gemileri şehri hemen işgal etmemişler, mukavemeti zayıflatmak için günlerce gidip gelip topa tutmuşlardı. Rus gemilerinin yaklaştığı haberi her alındığında ahali top atışlarına hedef olmamak için Boztepeye çıkıyordu. O insanların yaşadığı paniği, çektikleri psikolojik işkenceyi düşünebiliyor musunuz?Anneannem ve ailesi, deniz yoluyla kayıklarla muhacir çıkanlardandı. Gündüzleri Karadenizde Urus gemileri dolaştığı için kıyılarda ağaçlık yerlerde saklanıyorlar, geceleri karanlıkta önlerini bile görmeden yol alıyorlardı. hem de neyle biliyor musunuz? Motoro bile olmayan kayıklarkla. Açlık, susuzluk, sefalet, salgın hastalık dizboyu... Kaç kayık alabora oldu, kaçı battı, muhacirler, henüz Urus'un işgaline uğramayan bir limana kendilerini atıncaya kaş kişiyi kaybettiler? Anneannem bunun hesabının belli olmadığını söylüyordu."İşgal sona erip sulh olunca"( bu ifade tamamen anneanneme aittir.)muhacirler geri döndü. Ancak büyük bir kısmının evlerinin yerinde yeller esiyordu.anneannemlerin daha bir yıllık bina olan evi de yıkılmışların arasındaydı. Çünkü bir Ermeni Rus askerlerine:"Bu evin sahibi çok ermeni kanı içmiştir. Yıkın burayı!"diyerek evlerini yıktırmıştı.İşte bu yüzdendir ki Muhacirlik Türküsü'nün dizelerinden biri de "Kafir Urus yaktı da yıktı evimi" cümlesidir.Oysa yeim ve öksüz bir genç kız olan anneannemievlat gibi bağrına basan ablası ve eniştesi kimseye zararı dokunmayan garibanlardı.aile reisi olan eniştesi, İstanbul'da Harbiye Mektebini bitirmiş, tam kılıç takınıp orduya katılacakken hamamda düşmüş, kırılan dizkapağı sakat kalmış, memleketi Trabzon'a dönmüş, Osmanlı Ordusu'nun kendisine verdiği tazminatla o evi yapmış bir de bakkal dükkanı açmış, öylece geçinip giden bir özürlü imiş. Anneannemden ve arkadşları olan teyzelerden, muhacir çıkmayanların, Rus askerlerinden destek alan Ermenilerden gördükleri zulmü dinledikçe uykularım kaçardı.Siz neden bahsediyorsunuz?"Doğu Karadeniz Bölgesini işgal eden Ruslar kimseye kötülük yapmamış ta!"Sallamayın."Şehir halkı bilinçsizce kaçmış ta!" "İşgalcilerle çatışma olmamışmış ta!" Trabzon'un içinde çatışma olmasığı doğru. Çünkü Ruslar'ın o gün karaya çıkacağı haberini alan halkın bir kısmı kayıklarla ve sayısı az olan mavna çaparlarıyla yalı boyu batıya doğru muhacir çıktılar. Kalanlar da yola çıkamayacak kadar yaşlı ve güçsüz olanlardı. Ancak iç kesimlerdeki köylerde durum farklı idi.Onların kaçabilecekleri ne kayıkları ne de deniz yolu vardı. İşte bu noktada baltayı, yabayı kapan kahraman Oflu'lar, Of-Rize arasındaki Baltacı Deresi'nde Urus'a 1,5 ay direnmişlerdir.Soğanlı ve Demirkapı geçitlerinden geçerek Bayburt'a inmeyi planlayan Ruslarla Solaklı Vadisi'nde kıran kırana savaşmışlardır.Rusların sayısı ve silah gücü orantısız olduğu için halk içlere çekilmiş de de bu geri çekiliş yine direne direne olmuştur.Of'un kahraman köylüleri ve civar kazalardan toplanan gönüllüler birleşerek Baltacı Deresi'nin batı yanında Ruslara karşı savunma hattı oluşturmuşlardır.Geniş bilgi edinmek isteyen Haşim Albayrak'ın "Of Direnişi" adlı kitabını okuyabilir. Yazarın eseri tamamen belgelere ve birinci ağızlardan alınan bilgiler dayanmaktadır.Ruslar 1920'den sonra Türkiye'ye destek vermişlerse bu siyasi menfaatleri gereği olmuştur.Mondros mütarekesi'ni takip eden işgal yıllarında, vatanımın her şehrinin halkı ayrı bir destan yazmıştır. Hepsinin kurtuluş günlerini milli bayram ve resmi tatil ilan etmeye kalkarsak yılın 365 günü kafi gelmez. ancak bu, o vatan topraklarının düşman işgalinden kurtuluşunu bayram havasında kutlamayacağız demek değildir. Kutlayacağız arkadaşım! İçimizdeki vatan hainlerinin inadına kutlayacağız. Trabzon'un da, İzmir'in de, Gaziantep'in de diğerlerini de düşman işgalinden kurtuluşunu kutlayacağız.Kutlayacağız ki, yeni nesil de bu topraklarda bugün yaşamasının bedelinin yıllar önce dedeleri tarafından nasıl kanlarıyla canlarıyla ödendiğini bilsin. Kutlayacağız ki, düşmanı tanıyalım. Her zaman tedbirli olalım: Akıl sahibi olanlar aynı delikten iki defa ısırılmaz.
  • tsl 22 Şubat 2010,Pazartesi 23:05 ihbar

    araştırmak incelemek ezbere hareket etmemek.. türk halkı aç ama taa kendi değerine. kaç kez neyi kutladık hep boş işlerle uğraştık '' açın gözünüzü kulağınızı dünya piyasasında biz ne ürettik neyimizi duyurduk hi...ç koca bir balon hiç. biz sadece kopyaların takibini yaptık kopyaları bile yapıpta üretim yapamadık yok bayram yok seyran yok efendim en iyi şarkıcı yarışma program gençlik salatalık hep oyalan. bilimi osmanlıdan kaçkez sorgulayıp merak ettik. bizde bilim adamları var ama sadece boş. hesaptaki gösteriş ve kariyerce, balolar şişirmece arkadaşlık, kırılmaca kırışmaca alkışlamak gülüşmece. samimilik densiz tavırda kişilik hep kafa karıştırmaca. ASIL UĞRAŞ ASLI BULMAK boş konularla uğraşmak kendini kandırmak. gelecek elimizden gidecek sonu ağlamakla da kalmayacak toplum sinek kanadından değersiz işlerle heba olup bitecek.
  • gamze tavakali 22 Şubat 2010,Pazartesi 15:37 ihbar

    la allah belanızı vermesin....trabzonun kurtuluşu diye kandırıyorsunuz,,,
  • SeRaP... 22 Eylül 2008,Pazartesi 04:04 ihbar

    Teşekkür ederim..sizin sayenizde inkılap ödevimi yapabildim :)
Yorum [ Kapat ]
  • Ad Soyadınız:

    Yorumunuz:

    Güvenlik kodu

    kod
  • Diğer içerikler

banner
banner
banner



Surmenem.com en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Microsoft İnternet Explorer 6.0-7.0, Opera 9, Mozilla 1.7 ve Safari tarayıcılarında test edilmiştir. Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır. Yazılım ve Tasarım: Surmenem.com İnternet Hizmetleri Site yap
Valid XHTML 1.0 Transitional