İbrahim ÇakırBizler gurbeti vatan edindik.. Gerçi yurt dışında olan hemşehrilerimize oranla şanslıyız ama yine de gurbet gurbettir... Bizim için gurbet Trabzon il sınırlarından çıkıldığı anda başlar. Bu sınırlar içine girildiğinde de biter...
Mevsim yaz... Sürmene'dekiler, köylerdekiler çayla adeta boğuşuyorlar... Bir yandan sıcak, öte yandan uygulanan kontenjan insanlarımızı canından bezdiriyor... Geçiminin önemli bir kısmını tarımdan sağlayan insanlarımızın en önemli ürünlerinin başında çay geliyor. Hal böyle olunca kâh 35 derece sıcakta, kâh yağmurun altında toplanacak bu nimet.. Kimileri için okuyacak çocuklarının rızkı, kimileri için evlenecek çocuğunun düğün masrafı, kimileri için de kollarındaki bileziklere eklenecek yeni bir halkanın müjdeleyicisi... Allah cümlesinin gönlüne göre versin...
Sıcaktan bunaldığımız, evden dışarı çıkmak için ikindi vaktinin gelmesini beklediğimiz böyle bir anda pek çoğuna göre sıradan, bize göre anlamlı ve acı bir haber alıyoruz; Bayram Parlak'ı (Namı diğer Deli Bayram) kaybetmişiz. Rahmetliyi Ormanseven'de, hatta Sürmene'de tanımayan yok gibiydi... Gri ağırlıklı giysileri, yaz kış başından çıkarmadığı fesi, en belirgin hareketi olan; ellerini ovuşturmasıyla köyümüzün simgelerindendi... Sabahın ilk ışıklarıyla Sürmene'ye doğru yaya olarak yola girer şansı varsa (ki bu da %'de 1'dir) bir dolmuş tarafından alınır, yoksa 12 km'lik yolu yürürdü. En sadık dostu; ağzından düşmeyen sigarasıydı. Birkaç kez dini hususlarda söylediği sözleri duymuş ve hayret etmiştim; zira bu bilgilere sahip olmak için hiç olmazsa "imam" olmak gerektiğini biliyordum... "Bizim memlekette deli denenler de bile velilik vardır." Desek ve örnek olarak rahmetliyi göstersek yanlış olmaz kanaatindeyim... Rahmetliye en çok selam veren araçlardı herhalde... Ve ne tevafuktur ki ölümüne sebep vesile de yine bir araç; bir kamyon olmuş... Trafik canavarı bizim oralara da uğramış ve o serin yolları yürümekle aşındıran bir değerimizi de canından etmiş...
Yazacak daha çok şey var; fakat bazen noktanın erken konması zamanında konmasından daha önemlidir... Son sözümüz Kur'an-ı Azim-i Şan'dan: "Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz." (Enbiya Suresi, Ayet 35-)
Allah (c.c.) cümlemizi ölmeden nefsini öldürenlerden eylesin...


İbrahim Çakır 09 Kasım 2008,Pazar 04:58 ihbar
Sayın Necmi Temellioğlu; Ali Baba'yı haturlamıyorum ama meşhur "Sarı"yı hatırlıyorum... Belki siz de hatırlarsınız... Çay ocaklarının müdavimi idi. Bir başına yaşadı bir başına öldü... Onu hatırlamama vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum... Allah (c.c.) bu hayata ve insanlığa inat inandığı gibi yaşamayı başaran bu insanlarımıza gani gani rahmet eylesin... Saygılarımla...