Zifin Çiçeği
  • Memlekette Güzel Şeyler de Oluyor...
  • 20 Haziran 2008,Cuma 10:38 Ekleyen: İbrahim Çakır
  • yazarİbrahim Çakır

         Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba...

         Ana haber bültenlerine bakarsak; hele hele malum medya sürüsünün tvlerine takılırsak "ortalık toz, duman... Her yer yanıyor, insanlar açlıktan ölüyor, sokaklar güvensiz..." Daha neler neler... Ne demek istediğimi anlamışsınızdır... Haa, "iyi de kardeşim madem öyle değil her şey tos pembe mi?" diye sorarsanız "elbette değil; ama onların söylediği kadar da karanlık değil..." deme hakkımı saklı tutuyorum biline...

         Bugün 13 Haziran; karneler verildi, öğrenciler tatile girdi. Havalar arada bir değişse de gayet normal gidiyor, geçen yıl ki "cehennem sıcakları" misali günleri hatırlayınca Allah'a binlerce kez şükür diyoruz... Öğrenciler tatile girdi girmesine de ev halkının diğer bireyleri için iş güç devam ediyor... Memlekettekiler çay tarlalarında çile biçerken, bir gözleri de fındıkta "İnşallah bu sene yüzümüzü güldürürsün..." demekten kendilerini alamıyor... Gurbette yaşayıp da yaz tatillerinin bir kısmını memlekette geçirmeyi düşünenler yavaş yavaş plan yapmaya başlamışlardır artık... Ee, bizim memleketimiz gurbet memleketi; içeride bir varsa, dışarıda üç var...

         Umutsuz vaka boyalı medyaya inat güzel şeyler de oluyor dedik ya; elbette bunların başında Trabzonspor'umuz geliyor... "Azap ve hüsran dolu" bir sezonu geride bırakan; N. Albayrak ve ekibi sayesinde yerlerde sürünen takımımız,  en azından yönetimin yaptığı transferlerle bir nebzecik de olsa içimizi ısıtıyor, umut tomurcuklarının yüreğimizde tekrar filizlenmesine vesile oluyor desek yeridir... İnşallah gelecek sezon Trabzonlunun ve Trabzonsporlunun sokaklarda dik yürüdüğü bir sezon olur diyelim ve bu faslı da bitirelim...

         Biz çeşitli nedenlerden dolayı bu yaz tatili memlekete gelemiyoruz... Fakat geçtiğimiz hafta 6-9 Haziran tarihleri arasında okulumuzdan bir grup öğrencimiz ve öğretmen arkadaşlarımızla beraber güzel bir Doğu Karadeniz gezisi yaptık. Üç günlük gezi süresince Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun'un doğal, kültürel ve tarihi yerlerini gezip görme fırsatı bulduk... Sürmene'den gece geçmiş olmamız nedeniyle ne yazık ki ne Sürmene'ye ne de Ormanseven beldemize uğrama imkânımız olmadı... Buna rağmen o topraklardan geçmek ve havasını solumak da bize mutluluk verdi demeden geçemeyiz...

         Rize-Ayder Yaylası, Trabzon-Uzungöl-Sümela Manastırı-Ayasofya Müzesi-Atatürk Köşkü-Boztepe-Akçaabat-Feribot Turu, Giresun-Kale, Ordu-Boztepe-Fatsa Sahili, Samsun-Bandırma Vapuru-Yabancılar Pazarı... gibi çok güzel yerleri dolaştık... Ülkemizin her bir köşesinin dünyadaki cennet olduğunu ve ne kadar şanslı olduğumuzu bir kez daha anladık... Öte yandan sahip olduğumuz güzellikleri hala gerektiği kadar tanıtamadığımızı da fark ettik...

         Gezimizin Trabzon ayağında çok güzel bir gelişmenin olması da bizi ayrıca mutlu etti. Niğde eski Emniyet Müdürü ve hali hazırda Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevini başarıyla ifa eden Feridun Boz Beyefendi ile de bir araya gelme imkânını bulduk... Pazar günü Akçaabat'taki Cemil Usta'da bir araya gelip köfte yedik. Aynı günün akşamı Emniyet Müdürümüzün daveti üzerine Boztepe'de çay içtik ve Niğde-Trabzon üzerine derin ve güzel bir sohbet gerçekleştirdik... Değerli müdürümüzün henüz altı aydır Trabzon'da görev yapmasına rağmen ilimizi her yönden iyi analiz ettiğini ve sahiplendiğini görmek ve bilmek bizleri son derece memnun etti... Trabzon'daki huzur ve güven ortamı da müdürümüzün çalışmalarının başarısını en bariz delili olarak ortada... Son yıllardaki "tetikçi yetiştiren memleket" imajı silinmiş ve şehre huzur ortamı hakim olmuş bile...

         Bir sonraki yazıda buluşuncaya kadar Allah'a emanet olun diyorum... 

         Bir söz de felaket dellallarına:

         Memlekette her şey kötü diyenler; karanlığa söveceğinize bir mum da siz yakın...

  • Ahmet Küçük 21 Haziran 2008,Cumartesi 00:08 ihbar

    Bir Doğu Karadeniz gezisinde Sürmene sadece bir an önce geçilmesi gereken güzellikler önünde duran bir kasaba. Hani bir bitsede şu güzelliklere ulaşsak denenlerden. Karanlığa küfür edeceğimize tabiki bir mum da biz yakalım. Ama yakacak bir mum elimizde bulunması için ihtiyaç duyulan malzemeler elimizde olmadığı gibi muma üfleyip mumu söndürenler çoğunlukta canımın içi memleketimde. En basiti o sahil yoluna tek karşı çıkan muhtar olan Çamlıca Mah. Muhtarını bile muhtarlıktan ettiler günün birinde. Gelde mum yak.
  • ilkay öksüz 19 Haziran 2008,Perşembe 23:20 ihbar

    ibrahım kardesım tertıbım , badım, Tranzona geldın de surmeneye neden ugramadın. bizi unutma yazın süper olmus hayatta basarılar
Yorum [ Kapat ]
  • Ad Soyadınız:

    Yorumunuz:

banner
banner



Surmenem.com en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Microsoft İnternet Explorer 6.0-7.0, Opera 9, Mozilla 1.7 ve Safari tarayıcılarında test edilmiştir. Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır. Yazılım ve Tasarım: Surmenem.com İnternet Hizmetleri
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile Güçlendirildi