İbrahim ÇakırYusuf Abi yaklaşık kırk yaşlarında. Dinamik, cesur, gözüpek, açık sözlü Tanımasam tam bir Trabzonlu diyeceğim Ama hayır o bir Niğdeli Onu farklı kılan sadece bu özelliği mi; tabiki hayır: O fanatik bir Trabzonsporlu Yahu durduk yere bu Yusuf Abi meselesi de neren çıktı diyorsunuz belki; haklısınız da Ama ucu Trabzonspora ulaşıyorsa elbette bizi ilgilendiriyor�
Hikayeye baştan başlayalım Malum Niğdede görev yapıyoruz. Trabzonlunun ve de Trabzonsporlunun az olduğu, şirin bir Orta Anadolu kentimiz Son yıllarda Trabzonspor�umuzun dibe vuran durumu, yerlerde sürünen itibarı ve hızla taraftar kaybetmesi hepimizin malumu Hal böyle olunca kimse göğsünü gere gere Trabzonsporluyum diyemiyor Hele bu yıl; yenilmediğimiz takım kalmadı herhalde N. Albayrak ve ekibi Trabzonsporu yerin dibine batırmak için and içmiş dava arkadaşları misali ellerinden geleni ardlarına koymadılar Ama biz yine de takımımızdan vazgeçmedik. Zira bizim için Trabzonspor bir futbol takımı olmanın yanında bir simge, bir bayrak Zalime karşı mazlumun, Bizansa karşı Fatih'in, güçlüye karşı haklının simgesi Anadolu insanının İstanbul baronları karşısında ezilmişliğine başkaldırışının simgesi Ama bu simgenin oluşmasının ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyoruz. Bizler hatırlamasak da okuduklarımız, duyduklarımız ve bildiklerimizle bunu çok iyi idrak edebiliyoruz İstanbul surlarına Türk sancağını diken Ulubatlı Hasan misali şampiyonluğu Anadolu'ya taşımıştı Trabzonsporumuz. Kısa süre içerisinde ve altı kez Trabzonspor bunu yaparken de sadece Trabzonu ya da Trabzonluları değil; Anadolu şehirlerinin büyük bir kısmının sempatisini ve desteğini kazanarak yapmıştı O gün bugündür o sermayeden yemeye devam ediyor 24 yıllık şampiyonluk hasretine rağmen o dönem Trabzonspora sevdalanan gönüller yıllardır mahzun olsalar da sevdalarından vazgeçmiyorlar İşte bu gönüllerden biri de bizim Yusuf Abi
11. sınıf öğrencilerimden birisi Şenol. Hasta derecede Trabzonspor taraftarı İkinci lig takımlarından Adana Demirspora yenilmemiz ve rezil olmamıza rağmen ertesi gün Trabzonspor kaşkolünü boynuna sarıp okula gelecek kadar gözü peki Ve o Şenol da bizim Yusuf Abinin oğlu Yusuf Abi diyor ki: 1996da şampiyonluğa koşuyorduk Sıra Fener maçına gelmişti. Takımımıza sonuna kadar güveniyorduk 1983 model Reno marka taksime atlayıp Trabzon'a doğru yola çıktım. Dile kolay bir maç için 750 km. Ama değer; ne de olsa yıllardır gelmeyen şampiyonluğa koşacaktık Samsun'dan itibaren her yer bordo-mavi renklerle donatılmıştı. Saatler sonra Trabzona vardım. Oradaki arkadaşlar vasıtasıyla bir hafta önceden biletimi almıştım. Trabzon tam bir bayram yeriydi. Plakamın 51 olması bana karşı olan ilgiyi daha da artırmıştı İster şanssızlık deyin, ister beceriksizlik o maçı kaybettik ve o gün bugündür hep geriye gidiyoruz ne yazık ki Ama umudumuzu kaybetmedik. Şenol Hoca bu takımın başına getirilirse ve geniş yetkilerle donatılırsa yine şampiyonluğa oynarız diyor Birilerimiz için bu duygular sıradan olabilir ama benim için çok değerli Ve bu duygular bize şunu gösteriyor: Trabzonspor sadece Trabzonlulara bırakılacak kadar küçük değildir Ve de Trabzonsporun artık başarısız olmak gibi bir lüksü kalmamıştır
Yeni yönetimimizin ve de Trabzonspor�umuzun ilk görevi; Trabzonspor için yüreği çarpanları mutsuz ettiği günleri unutturacak başarılara ulaşmak olmalıdır Yıllardır boynu bükük gezen taraftarın göğsünü gere gere �ben Trabzonsporluyum demesini sağlamaktır Yeni doğan nesillere çeyrek asır önceki başarıları değil bugünkü başarılarımızla Trabzonspor sevgisini vermemizi sağlamaktır Dört gözle o günlerin gelmesini bekliyoruz Trabzonsporum�


kenan şengül 31 Mayıs 2008,Cumartesi 16:20 ihbar
şampiyon trabzonspor